Agent T's Secret (but somehow public) Files etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Agent T's Secret (but somehow public) Files etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

04 Mart 2010

B'ye Ozel Mektup

B,

Yakaladim seni en bogulmus halinde bugun. Iyi de ettim bence. Mutlu aninda birinin yaninda olmasina gerek yok. O yuzden zamanlamamin boyle denk gelmesine sevindim. Bir sey fark ettim, onu soylemeden gecmeyeyim. Hani actin ya telefonu, sesin berbat geliyodu. Benimki ise super neseliydi. Ne yalan soyleyeyim, bi acayip oldum. Cunku fena alismisim tam tersinin olmasina. Seve seve tasidigin yuk olmusum uzun sure. Bu uzun sure boyunca sen amma cekmissin beni. Sag ol B-begim! (Sen de bu kisaltmadan yola cikarak bana "T-psizim" diye seslenmeyesin sakin?! Neyse.)

Mukemmel gunumuzun mukemmel ses kaydini aktarmaya calistim buraya, ama beceremedim. Cok hos bir surpriz olacakti sana halbuki. Ya onu bunu bosver de, mangal yapsaniz plazada ne guzel olur. Karbonmonoksit, karbondioksitten de guzel kafa yapar hem. Bunu ilk brainstorming oturumunda belirt. Parlarsin birden sirkette, ilerlersin hizlica. Valla bak.




Pazar'a kadar degil, yarin aksama kadar haber ver bana. Satalim anasini dunyanin yine. Bu sefer param da var, merak etme. Garsonlar seni zengin kizi; beni de ic guveysi sanmayacaklar, soz!

Trabzon'un en (belki de tek) beyefendi adaminin yanina gidiyorum simdi. Cok bekletme beni, olur mu?

T.

28 Ocak 2010

iPad Mucizesi

Cagimizin bu sonsuz guvensizlik ortaminda asil derdi para mi, yoksa Microsoft'un hukumranligina ve bizlere cektirdiklerine bir son vermek mi oldugunu tam anlayamadigimiz; ve "adam" mi yoksa "cakal" mi oldugunu tam cozemedigimiz kisi Steve Jobs, sonunda rengini belli etti. Bakiniz efendim, kendi agzindan dinleyelim; iPad nelere kadirmis...


"What this device does is extraordinary. you can browse the web with it." - Steve Jobs

Olum bak, boyle devam edersen Apple'in cikisinda kar maskesi takmis 5 arkadas seni bekliyo olcaz. Dalga mi geciyon lan sen bizle okuz?


Dua et Pixar'in basindasin. Kredin ondan bu kadar yuksekti bende. Ama senin de notunu verdim artik, merak etme. Sen milleti daha keriz yerine koymaya devam et. Darda kalirsan borc istemeye falan da gelme sakin. Sana yagmurda su yok lan, hayirsiz!

18 Aralık 2009

Hoscakal Galatali...

Dikkat etmissinizdir, B. de ben de Sekerpare'ye ve bilumum kalite Yesilcam filmine hastayiz. Surekli gondermeler yapiyor, sanki kendi esprilerimiz kotuymus gibi balini sutunu emiyoruz o ortamin. Bu gonulden gelen bir sey bizim icin. Gonlumuzden gelen her sey gibi bunun da hakkini veriyoruz iste... Insanin gonul verdigi seyin uzerinde etkisi, katkisi, emegi olan insanlari da kan baginin otesinde sevebiliyorsunuz o zaman iste. Bu gun size onlardan birinde bahsedicem.


Gavat Ziver'e ve tum Besiktas karakoluna karsi tek zirhi bir beyaz mintan gomlek, tum ordusu sadece kendisi, yuregi anca oyle bi gogus kafesine sigacak kadar buyuk olan Galatali; yavsak da olsa bir baskomser olan birinin onunde aslan gormus gibi hizaya girdigi ama kiytirik bi bekci parcasi da olsa yurekli ve durust olan birinin kuzu gibi nezarete atabildigi Galatali, gectigimiz gunlerde vefat etti. Ne yazik ki bunun hakkinda yazacak zamani ancak bulabiliyorum.



Haberlerde ilk gordugumde koltuga cakildim kaldim. Simdi bana "O adam Galatali degildi ki, tiyatrocuydu, bik bik..." gibi seyler soyleyebilirsiniz. Demeyin, yanilirsiniz. Ustune de cok fena bozarim sizi. Sener Sen ne kadar Ziya'ysa, Munir Ozkul Mahmut Hoca, o da o kadar Galatali iste... Simdi onun gercek kisiliginin ne kadar buyuk isler basardigindan, kisaca hayat hikayesinden dem vuracagimi saniyorsaniz yine yanilirsiniz. Eger siz de ona biraz saygi ve/veya sevgi duyuyorsaniz bence en azindan hakkinda bi arastirma yapmayi borclusunuz ona. Gercek adini ogrenmekle baslayabilirsiniz mesela. Sonra bakarsiniz neler yapmis neler etmis. Gercek bir tiyatrocu olmak nasil bir seymis, oyle herkesin harci miymis cogu kisi kendi icin yasarken sanat icin yasamak! Bu yaptiginiz ona bir saygi durusu niteliginde olacak. Kendinizi daha iyi hissetmeye hemen baslayacaksiniz, goreceksiniz...

Not: Bu, "Return of the Golden Child" kivaminda bi yazi olmadi. Farkindayim. Su an hayatimi sarmis olan kaosa ustun gelmeye calisiyorum. Yakinda donecem, merak etmeyin...

21 Kasım 2009

En Guzel Deja Vu!

Hani bazi zor zamanlarinizda bi acayip ruyalar gorursun; oyle ruyalar ki her seferinde ufak farklarla ayni senaryoya sahip olurlar. Ruyanin ana konusu ve bunyede biraktigi etki, hep ayni olur. Cunku temelde zaten ayni ruyadir gorulen...


Itiraf ediyorum. Ben ayni hisleri Neseli Gunler, Bizim Aile ve Gulen Gozler filmlerini izlerken de yasiyorum, ne ilginc degil mi?! Hangisinde Vecihi var, hangisinde tursu mevzusu var, hangisinde erkek ismine sahip 5 kiz kardes var, inanin bilmiyorum...


Ama zaten ne onemi var?! Ya su tiplere bi bak allasen, kuzen degiller de neler bunlar... Kardes gibi buyuyen; anneden cok hala-teyze, babadan cok amca-dayidan yuz bulan, kuzenden ote kardes gibi buyuyen picler degil de kim bunlar?!...

Seviyorum bu filmleri, ne diyeyim ki... En cok da Sener Sen'in oynadigi karakterler yuzunden seviyorum. Ama yanlis anlasilmasin. Diger ogeler de o kadar harika ki, acikcasi Sener Sen burun farkiyla one cikiyor. Ayip olmazsa biterken Ziya'nin en guzel kolpalarindan birini izleyelim, iyi haftasonlari efendim...

19 Ekim 2009

Kendini Gittikce Daha Cok Kaybeden Firmalar ve Ofansif Reklam Olgusu

Siz de dikkat ediyor musunuz? Tuketim surecinde kontroller ureticinin/saticinin eline her gecen gun gittikce daha fazla geciyor. Yani parayi alan taraf oldugu icin daha cok takla atmasi gereken kuruma...

Reklam dunyasinin gecen yillarla birlikte iyice renkli ve eglenceli hale geldigi, hatta cok guzellerinin, zeka-akil ve mizah kokanlarinin link'lerinin arkadaslar arasinda surekli paylasildigi bir zamandayiz. Belli ki bu 'muhabbet' reklamci arkadaslarin ya da reklamini yaptirmak isteyen firmalarin dikkatini cekti ve bu eglenceye sponsor ve organizator degil taraf olmak istiyorlar. Cunku ben bu cureti aciklamak icin baska bir neden goremiyorum, bulamiyorum. Acikcasi ben cogu arkadasimin yuzune bu panodaki tumceyi kuramam, ne hakla birine satin alacagi yer ve fiyat konusundaki secimi icin "Aptal misin?!" diye sorgulayabilirim? O kadar samimi degilizdir cunku, nasil olalim?! Ama bu buyuk firmalarin sahipleri kendilerinde bu hakki goruyorlar.

Bakin, bir ornek daha, cok eskilerden degil, eminim hemen hatirlayacaksiniz.



Simdi biraz laubali olacam izninizle,. Annemlerin bir lafi vardir, bir zamanlar saygi ve/veya sevgi cercevesinde yuruyen iliskilerin zamanla tek tarafli suistimal edildigini ve eski haline dondurulemez, onarilamaz sekilde yozlastirildigini anlatmak icin: "Arayi acti, ortaya da sicti." derler. Bunlarin yaptigi su an gercekten budur. Bizle bizden daha samimi olduklarini iddia etmekle kalmayip bunu bir de dayatiyorlar.



Peki bu nedir simdi?! Kurulan tumcelere bak lutfen Sevgili Okur:
-Sevgilim bir odun!
-Tersini Kanitla! Sevgililer Gunu Hediyeni Istinye Park'tan Almayi Unutma!

Odun olmamanin yolu Sevgililer Gunu'nde sisirilmis fiyatlarla oyulmak, bunu yaparken de oyanin mumkunse Istinye Park Esnaf Esrafi olmasi midir?!
Bu psikoloji artik sadece cocuklarda ise yarar. Cok eskidir, hepiniz bilirsiniz: Iyi polis-kotu polis numarasi.
Birisi gelir der ki: "Aaa, hala yemegini yememis mi bu cocuk? Ben onu cok akilli/zeki saniyordum, ama yemegini yemiyor." Oburu hemen manipule eder durumu: "Yok teyzesi, cok akillidir oglum, bak simdi hemen yiyecek. (fisildayarak) Ye oglum bak, akilli oldugunu kanitla, hadi!!"


Simdi bir durum degerlendirmesi yapalim. Taraflar saf bir cocuk ve tek derdi onun beslenmesi olan anne-baba vb. ve ortada donen is de beslenme ise bu taktik mesru. Ama ya bir tarafta her firsatta kartellesmeye calisan, tuketiciyi koruyan yasalardan "Ammman, kimsenin haberi olmasin." diye bahseden adamlar (cunku oyle gorunuyor), obur tarafta zaten gecim sikintisindan ve enformasyon kirliliginden basi iyice donmus, ozguveni sifirlanmis, sik sik depresyona giren, donem donem de tanri kompleksine girmeye gayet musait, hayatini da surekli birseyler tuketmek uzerine kurmus gerizekalilastirilmis, bunlarin da cok iyi farkinda olup "Hayir, ben aptal degilim, inek, kaz kafali, okuz, sazan degilim!.. Degilim iste degilim!" demeye meyilli kompleksli bireyse; ortada donen is de milyonlarin, milyarlarin (YTL) dondugu surekli buyuyen bir sektorse bu taktigi uygulamak -kotuden iyiye- tam serefsizlik, mecburiyetten serefsizlik, densizlik, kendini bilmezlik veya aptalliktir.



Evet, basindan beri Media Markt idi bu laflari yiyen. Daha teaser'indan anlamistim Media Markt oldugunu da 'du bi kokusu ciksin da oyle yazayim' diyordum. Iyi ki de oyle yapmisim, cunku sonradan toparlama olasiliklari her an vardi. Birisi bunlari -kreatif direktorunden ofis-boy'una kadar- iki yanlarindan tutup sarsabilirdi. O zaman da ben laflarimi yiyebilirdim. Ama bu gerizekali kampanya basladigi gibi gitti, buna da hem sasirmadim, hem uzuldum.

Sonsoz: Simdi biriniz cikip bana diyebilirsiniz ki 'Reklamin iyisi kotusu olmaz' , 'Sen boyle dusunuyorsun ama cogunluk begeniyor. Onemli olan daha cok kisiye ulasmaktir' falan filan... Sunu unutmayin ki medya dedigimiz sey cok guclu bir aractir. O kadar gucludur ki isteyen onu silah olarak bile kullanabilir. Reklam kavrami da bu araci kullaniyor. O yuzden ister yazili olsun, ister adina reklam etigi diye birsey densin, bir cesit kontrol mekanizmasi her zaman gereklidir, olmalidir. Kisisel fikrim; bu mekanizmanin hepimizin icinde olmasi ve bu konuda iktidar her kimse onun tarafindan dikta edilmemesinin cok daha guzel olacagidir. Cunku eger bu duzenlemeler dikta yoluyla, sansurlerle gelirse o zaman yaptigimiz ise saygi bekleme hakkimizi, daha onceleri; insanlari aptal yerine koyup parmagimizda oynatmaya calistigimiz zaman onlara artik duymadigimiz saygiyla birlikte kaybettigimizi hatirlayacagiz.

Yaa, oyle iste!..

Naber?!

Hosgeldin okur... Aciklama icin buraya bak, PRM'imiz B.'dir, sikintiya gelemiyorum ben.

http://bandttanyayin.blogspot.com/2009/10/tansalm-m.html

Sana sadece evinde gibi takil diyorum. Kufur etme ama bayan var. Hadi optum. Haci, bu arada bugun bulasik nobeti sende, unutma!.. Unutursan ne olacagini biliyorsun, di mi?! Shoryuken!!!


Photo: Icindeki Cocuk Sevgisiyle Cocuk Kalabilen Cocuk by Sinan on d\FOTOLAR\arkadaslar